
Robotik cerrahi, cerrahın konsoldan yönettiği robotik kollar aracılığıyla küçük kesilerle gerçekleştirilen minimal invaziv (vücuda en az zarar veren) bir ameliyat yöntemidir.
Üroloji, robotik cerrahinin dünyada en yaygın uygulandığı branşların başındadır; prostat, böbrek, mesane ve üreter (idrar kanalı) ameliyatlarının önemli bir bölümü bugün robotik sistemlerle yapılabilmektedir. Prof. Dr. Giray Ergin, Ankara’da robotik cerrahi alanında da Vinci sistemi ile üroonkolojik ve rekonstrüktif girişimler gerçekleştirmektedir.
Adının çağrıştırdığının aksine robotik cerrahide ameliyatı robot yapmaz; ameliyatı her aşamada cerrah yönetir. Robotik sistem, cerrahın el hareketlerini vücut içine yerleştirilmiş ince robotik kollara hassas biçimde aktaran ileri bir teknoloji platformudur. En yaygın kullanılan sistem da Vinci cerrahi sistemidir.
Cerrah, ameliyat masasının yakınındaki konsolda oturur ve ameliyat sahasını üç boyutlu, yüksek çözünürlüklü ve büyütülmüş olarak görür. Robotik kolların ucundaki aletler insan bileğinin hareket sınırlarını aşan açılarda dönebilir; el titremesi filtrelenir ve hareketler ölçeklendirilerek milimetrik hassasiyetle uygulanır.
Bu özellikler özellikle dar ve derin anatomik bölgelerde, örneğin erkek pelvisindeki prostat çevresinde, kontrollü çalışmayı kolaylaştırır.
Açık cerrahide ameliyat bölgesine büyük bir kesi ile ulaşılır. Laparoskopik cerrahide küçük kesilerden yerleştirilen uzun, düz aletler cerrah tarafından doğrudan elle kontrol edilir; görüntü iki boyutludur. Robotik cerrahi ise laparoskopinin küçük kesi avantajını korurken üç boyutlu görüş, bilek hareketli aletler ve titreme filtresi ekler.
Hangi yöntemin uygun olduğu; hastalığın evresi, tümörün yerleşimi, hastanın genel sağlık durumu ve geçirilmiş ameliyatlar gibi faktörlere göre hekim tarafından belirlenir. Her yöntemin kendine özgü avantajları ve sınırlılıkları vardır; robotik cerrahi her hasta için tek doğru seçenek değildir.
Üç yöntemin avantaj ve sınırlılıklarını Robotik Cerrahi ile Laparoskopik Cerrahi Arasındaki Farklar yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Prof. Dr. Giray Ergin tarafından uygulanan robotik ürolojik girişimler aşağıda özetlenmiştir. Her işlemin ayrıntılı bilgisi için ilgili sayfayı inceleyebilirsiniz.
Prostat kanserinde prostat bezinin tamamının, idrar tutma ve cinsel işlevle ilgili sinir demetleri gözetilerek çıkarılması.
Detaylı bilgi →Böbrek tümörünün, sağlıklı böbrek dokusu korunarak çıkarılması.
Detaylı bilgi →Büyük tümörlerde veya parsiyel nefrektominin uygun olmadığı durumlarda böbreğin tamamının çıkarılması.
Detaylı bilgi →Kasa invaze mesane kanserinde mesanenin çıkarılması ve yeni bir idrar yolu (üriner diversiyon) oluşturulması.
Detaylı bilgi →Başta testis kanseri olmak üzere karın arka boşluğundaki lenf düğümlerinin çıkarılması.
Detaylı bilgi →Böbrek ile üreter birleşim yerindeki (üreteropelvik bileşke) darlığın onarılması.
Detaylı bilgi →İdrarın mesaneden böbreğe geri kaçmasına yol açan reflünün, üreterin mesaneye yeniden ağızlaştırılmasıyla düzeltilmesi.
Detaylı bilgi →Kapasitesi azalmış veya basıncı yüksek mesanenin bağırsak segmenti kullanılarak büyütülmesi; seçilmiş hastalarda robotik yöntemle uygulanabilir.
Detaylı bilgi →Bilimsel literatürde açık cerrahiye kıyasla genel olarak bildirilen avantajlar şunlardır:
Bu avantajlar ameliyat türüne, hastanın durumuna ve cerrahın deneyimine göre değişebilir. Her cerrahi girişim gibi robotik cerrahinin de kanama, enfeksiyon, anesteziye bağlı riskler, komşu organ yaralanması ve işleme özgü komplikasyonlar gibi olası riskleri vardır. Bu riskler ameliyat öncesi görüşmede hastaya ayrıntılı olarak anlatılır.
Robotik cerrahiye uygunluk, hastalığın türü ve evresi, tümörün büyüklüğü ve yerleşimi, hastanın genel sağlık durumu, vücut yapısı, geçirilmiş karın ameliyatları ve eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bazı durumlarda açık veya laparoskopik yöntem daha uygun olabilir. Kesin karar, muayene ve görüntüleme sonuçları değerlendirildikten sonra hasta ile birlikte verilir.
Robotik ameliyatlardan sonra hastaların çoğu ameliyat gününün ertesinde ayağa kalkar ve ağızdan beslenmeye başlar. Kesilerin küçük olması ağrının genellikle daha az olmasını ve hareketin erken başlamasını sağlar. Prostat ameliyatlarında bir süre idrar sondası kalır; böbrek ameliyatlarında drenaj kateteri kısa süre takip edilir.
Eve dönüş sonrası ağır kaldırmaktan kaçınmak, yürüyüşü artırmak ve kontrol randevularına düzenli gelmek iyileşme sürecinin temel kurallarıdır. İyileşme hızı ameliyatın türüne, yaşa ve eşlik eden hastalıklara göre kişiden kişiye değişir.
Robotik cerrahi kararının doğru verilebilmesi için tanının doğru konması gerekir. Prostat kanseri şüphesinde Prof. Dr. Ergin, gerektiğinde yüksek çözünürlüklü mikro ultrason ile MR görüntülerinin birleştirildiği transperineal füzyon biyopsi yöntemini kullanmaktadır.
Bu yaklaşım, şüpheli alanların daha hassas hedeflenmesine yardımcı olur ve tedavi planının, ameliyat gerekip gerekmediği dahil, daha sağlıklı biçimde belirlenmesini sağlar. Ayrıntılı bilgi için prostat biyopsisi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Robotik sistem ne kadar gelişmiş olursa olsun bir araçtır; sonucu belirleyen, bu aracı kullanan cerrahın anatomi bilgisi, onkolojik cerrahi tecrübesi ve robotik platformdaki deneyimidir. Prof. Dr. Giray Ergin, tıp eğitimini Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) tamamlamış, 2013 yılından bu yana üroloji uzmanı olarak görev yapmaktadır.
Da Vinci Robotik Cerrahi Eğitim Programı Sertifikası, Mikrocerrahi Sertifikası ve Türk Üroloji Yeterlilik Belgesi sahibidir; ayrıca Türkiye’nin ilk sertifikalı mikro ultrason uzmanıdır. World Journal of Urology, Journal of Endourology ve Journal of Pediatric Urology gibi uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış bilimsel çalışmaları bulunmaktadır.
Hayır. Robotik sistem cerrahın el hareketlerini hassas biçimde robotik kollara aktaran bir araçtır; ameliyatın her aşaması cerrah tarafından yönetilir ve kontrol edilir.
Her iki yöntem de küçük kesilerle yapılır. Robotik cerrahi ek olarak üç boyutlu büyütülmüş görüş, bilek hareketli aletler ve titreme filtresi sağlar. Hangi yöntemin uygun olduğuna hastanın durumuna göre hekim karar verir.
Hayır. Hastalığın evresi, tümörün yerleşimi, hastanın genel sağlık durumu ve geçirilmiş ameliyatlar gibi faktörler uygunluğu belirler. Bazı hastalarda açık veya laparoskopik yöntem daha uygun olabilir.
Kalış süresi ameliyatın türüne ve hastanın iyileşme hızına göre değişir. Robotik ameliyatlarda açık cerrahiye kıyasla genellikle daha kısa kalış bildirilmektedir; kişiye özel süre ameliyat öncesi görüşmede paylaşılır.
Her cerrahi girişim gibi robotik cerrahinin de kanama, enfeksiyon, anesteziye bağlı riskler, komşu organ yaralanması ve işleme özgü komplikasyon riskleri vardır. Bu riskler ameliyat öncesinde hastaya ayrıntılı olarak anlatılır.